ızgara

1 İsim

Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç

Et, balık, köfte gibi yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç

Cümle 1: Izgaranın sokağa verilen bacasından, kızardıkça yağları eriyen köftelerin kokusu vuruyordu dışarıya. - N. Cumalı

Sıfat

Bu araç üstünde pişmiş

Cümle 1: Izgara köfte. Cümle 2: Gün batmadan çok evvel işlerini bitirdikleri için bu saatte meze ve ızgaralardan başka bir şey kalmaz. - R. N. Güntekin

İsim

Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının veya havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir

Futbol ayakkabısı altında bulunan iri başlı kabara

Cümle 1: Ötekisinde altından hâlâ ızgaraları sallanan bir futbol ayakkabı eskisi vardı. - Sait Faik Abasıyanık