arşınlamak

1 -i

Arşınla ölçmek

Cümle 1: Bir aşağı, beş yukarı odayı arşınlamaya başladı. - C. Uçuk

Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak

Cümle 1: Şöyle bir arşınladı iskeleyi, sonra cebinden bir düdük çıkarıp öttürdü. - Ç. Altan