büyümek

1 nsz

Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek

Cümle 1: Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken. - F. H. Dağlarca

Yetişmek

Cümle 1: Ekinler büyüdü. Cümle 2: İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm. - A. Gündüz

Yaşı artmak, yaşlanmak

Cümle 1: Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lâzım gelecekti. - Ö. Seyfettin

Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak

Cümle 1: Saklamak, tehlikesi daha büyüyen bir dert, saklamamak bir belâ idi. - H. R. Gürpınar Cümle 2: İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü. - M. Ş. Esendal

Sayıca artmak

Genişlemek

Cümle 1: Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu. - F. F. Tülbentçi

Önem ve değer kazanmak

Cümle 1: Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız. - O. S. Orhon