el

1 İsim

Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü

Cümle 1: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. - Z. O. Saba Cümle 2: Yalınca bir dağ başında / Ellerime kar yağıyor. - F. Halıcı

İsim

Aracı, vasıta

Cümle 1: Kardeşimin eliyle arkadaşıma mektup yolladım.

İsim

(iyelik ekleriyle veya bazı deyimlerde) Sahiplik, mülkiyet

Cümle 1: Elden çıkarmak.Elimdeki bütün parayı bu eve yatırdım.

İsim

Kez, defa

İsim

İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası

Cümle 1: Şimdi el bende.

İsim

Yönetim, baskı, etki

Cümle 1: Bu topraklar düşman elinden kurtarıldı. Bu çocuğu bu adamın elinden kurtaracak yok mu?

İsim

Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü

Cümle 1: Kapı eli.

Sıfat

Elle yapılan

2 İsim

Yabancı, yakınların dışında kalan kimse

Cümle 1: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! - Halk türküsü

Ülke, yurt, il

Cümle 1: Yad eller, gurbet eller. İçel. Kocaeli. Rumeli. Cümle 2: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. - A. Gündüz

Halk, ahali

Oba, aşiret

Cümle 1: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. - Dadaloğlu