kuşatmak

1 -i

Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek

Cümle 1: Asker şehri kuşattı. Cümle 2: Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. - N. Cumalı

Çevrelemek, çokça bulunmak

Kaplamak

Cümle 1: Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı.

Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak