sıkıntı

1 İsim

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik gibi sebeplerden doğan ruhî yorgunluk

Cümle 1: İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı. - P. Safa

Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet

Cümle 1: Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm. - A. Gündüz

Yolluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı

Cümle 1: İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim. - Sait Faik Abasıyanık

Sorun, problem, mesele

Cümle 1: Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu. - B. Felek

Darlık, yokluk

Cümle 1: Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş. - H. Taner