son

1 Sıfat

Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı

Cümle 1: Son yağmurlar. Cümle 2: Böylece son söz ve hak kuvvete, kuvvetliye, kurnaza ve kurnazlığa kalıyordu. - T. Buğra Cümle 3: Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu. - P. Safa

En arkada bulunan

Cümle 1: Son vagon.

Artık ondan ötesi veya başkası olmayan

Cümle 1: Son bir umutla üç kupayı tutup iki kart istemişti. - T. Buğra Cümle 2: Son altı karıncayı Kadırga meydanında birkaç yıl evvel görmüştüm. - H. A. Yücel

İsim

Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet

Cümle 1: Kışın sonu.Bu yolun sonu.

İsim

Etene, eş, döl eşi, meşime, plâsenta

İsim

Olum

Zarf

Olanca

Cümle 1: Son hızla. Cümle 2: Son kuvvetiyle: Ya Ali!diye bağırdı. - M. Ş. Esendal