TUTMAK

1.Ele geçirmek, yakalamak
Cümle 1: Hırsızı tutmak. Cümle 2: Evvelâ bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. - Ö. Seyfettin
Avlamak
Cümle 1: Kuş tutmak. Balık tutmak. Cümle 2: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. - R. H. Karay
Anlamak, farkına varmak
Cümle 1: Bir iki yalanını tuttum, çok korktu.
Yanında bulundurmak, alıkoymak
Cümle 1: Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım!
Hürriyetinden mahrum edip bir yere kapamak, tevkif etmek
Cümle 1: Vahşîdir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. - Sait Faik Abasıyanık
Kaplamak
Cümle 1: Bu yazı iki sütun tutar. Cümle 2: Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. - T. Buğra
(kırağı, çiğ, kar için) Bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
Cümle 1: Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. - Sait Faik Abasıyanık
Denetimi ve yetkisi altına almak
Desteklemek, birinden yana çıkmak
Benimsemek, beğenmek
Cümle 1: Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır. - T. Buğra
Gereğini yapmak, yerine getirmek
Cümle 1: Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti.
Uygun gelmek, çelişmez olmak
Cümle 1: Bu söz ötekini tutuyor. Cümle 2: Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu. - R. N. Güntekin
Hizmetine almak veya kiralamak
Cümle 1: Burada bir kat tuttum.Yazı geçireceğim. - P. Safa
(bir işe) Herhangi bir anlayışla girişmek
Cümle 1: Yapıyı geniş tuttu.
İçine girmek; girişmek, yapmak
Cümle 1: Askerden sonra ne iş tutacağını bilmemek kahrediyordu Yusuf'u. - Sait Faik Abasıyanık
Kocası olmak
Cümle 1: Arkadaşım onun kız kardeşini tutar.
Dokunmak; etkisini göstermek
(beddua için) Etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek
Cümle 1: Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak. - M. Ş. Esendal
Ağrımak, sancımak, musallat olmak
Cümle 1: ...poker oynanıyor.Yenilirse kızıyor. Başı tutuyor, komşu doktorun hizmetçisini çağırıp çenesini ovduruyor. - M. Ş. Esendal
Ulaşmak, varmak
Cümle 1: Hayvanlar, Bağdat caddesini tutmuş, çala kamçı ilerliyor. - S. M. Alus
Para toplamı...-e varmak
Cümle 1: Aldığım şeyler bin lira tuttu.
Uğramak
Cümle 1: Vapur İzmir'i tutmayacakmış.
Herhangi bir durumda bulundurmak
Cümle 1: Evini, üstünü temiz tutar. Cümle 2: Seksen bir yaşında da olsa çalışmak insanı zinde tutuyor. - H. Taner
Var saymak, farz etmek
Cümle 1: Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti. - M. Ş. Esendal
Edinmek, peyda etmek
Cümle 1: Çocuğun yemeğine dikkat etmeli ki biraz et, can tutsun.
Kullanmak
Cümle 1: Yaşmak tutmak.Ustura tutmak.
Bağlamak
Cümle 1: Tane tutmak. Cümle 2: Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım. - B. S. Erdoğan
Başlamak
Cümle 1: Küçüğünden tutunuz da en büyüğüne kadar...
Giyinmesine yardım etmek
Cümle 1: Paltosunu tuttu. Cümle 2: Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır. - T. Buğra
Bir cümlede fiilden önce ve fiilin kipinde veya sıfat-fiil durumunda kullanıldığında o fiilin anlattığı işin çok beklenmediği, umulmadığı veya çok uygun düşmediği hâlde yapıldığını anlatır
Sunmak
Cümle 1: Konuklara şeker tutmak.
İşgal etmek
İzlemek
Cümle 1: Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız. - R. H. Karay
Alıkoymak
Bırakmamak
Cümle 1: Baba sesini çıkarmadı, hatta öksürüğünü bile galiba tuttu. - P. Safa
Yönelmek
Cümle 1: Oyuncular ağır ağır soyunma odasının yolunu tuttular. - H. Taner
Kaplamak, sarmak, bürümek
Cümle 1: Hey başları duman tutmuş dağlar, hey! - Halk türküsü
Asılmak, kuvvetlice sarılmak
Cümle 1: Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş. - P. Safa
Bir kimsenin yerini almak
Cümle 1: Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam. - Y. K. Karaosmanoğlu
(otobüs, vapur, uçak vb.için) Dokunmak, hasta etmek
Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak
Cümle 1: Kapıyı açık tutmayın.
Bir yerde kalmasını sağlamak
(yemek için) Hafifçe yanmak
Bir sanat eseri geniş ilgi görmek
Biriktirmek, tasarruf etmek
Cümle 1: Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana. Ay başına kadar bana ödünç versene. - M. Ş. Esendal
(askerlikte, bankacılıkta) Durdurmak, blokaj

Son Arananlar

ham23:11:04
(meyve için) Yenecek kadar olgun olmayan
düdüklü23:10:59
Düdüğü olan
Ar23:10:57
Argon"un kısaltması
etli23:10:55
İçinde et bulunan
takaddüm23:10:54
Önce gelme
bilyeli23:10:53
Bilyesi olan
yay gibi23:10:52
eğri
bağırıp çağırmak23:10:49
öfkeyle bağırmak
resimsi23:10:46
Resme özgü olan, resme benzeyen
Duruş23:10:44
Durmak işi veya biçimi
ruh bilimsel23:10:41
Ruh bilimi ile ilgili olan, psikolojik
İntan23:10:37
Mikroptan ileri gelen hastalık
Tatar çorbası23:10:34
Unun hafifçe kavrulmasından sonra soğan, domates, patates ve benzeri malzeme ile hazırlanan bir tür çorba
Katar23:10:28
Lokomotif ile vagonların oluşturdukları dizi, tren
figür23:10:26
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi
Tutam23:10:16
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktar
parasız23:10:16
Parası olmayan
incir23:10:14
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
matuh23:10:13
Bunamış, bunak
avans23:10:11
Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme, öndelik, peşinat
kaba kuvvet23:09:58
Yasa dışı işlerle bir amaca ulaşmak için zorbalık yaparak veya güç kullanarak tutulan yol
nispi23:09:56
Göreli, bağıntılı, izafî, rölatif
kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası23:09:56
yolsuz ilişkiler kadınlar için hoş karşılanmadığı hâlde erkekler bu gibi ilişkilerden övünme payı çıkarırlar
olan23:09:55
olmak fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili
sulu boya23:09:55
Su ile karıştırılarak kullanılan bir boya
makferlan23:09:54
Omuzdan yarı bele kadar inen pelerini olan palto
evlenme23:09:51
Evlenmek işi, izdivaç
sızlanma23:09:49
Sızlanmak işi; yakınmak, şikâyet, şekva, tazallum
vecize23:09:48
Özdeyiş
ruz23:09:36
Gün
baş sağlığı dilemek23:09:33
ölen bir kimsenin yakınlarına ilgi ve yakınlık anlatan söz söylemek
çoban köpeği23:09:29
Sürüyü koruyan iri cins köpek
fışkı23:09:26
Atgillerin taze dışkısı, tersi
çizim23:09:15
Belli bir kurala göre ve genellikle yalnız cetvel ve pergel yardımıyla bir şeklin çizilmesi
Arnavutluk23:09:12
Arnavut olma durumu
kalburdan geçirmek23:09:09
kalbur yardımıyla ayırmak, elemek
sarhoş olmak23:08:56
sarhoş bir duruma gelmek, esrimek
Muhatara23:08:43
Korku verici durum, tehlike
soluk almak23:08:29
havayı ciğerlere çekmek, nefes almak
kontak23:08:25
Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması, temas
Astronomi23:08:20
Gök bilimi, felekiyat
taşra23:08:13
Bir ülkenin başşehri veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin hepsi, dışarlık
sınırlı sorumluluk23:08:09
Borçlunun borcunu ödememesi durumunda, bütün mal varlığıyla değil de mal varlığının bir bölümüyle sorumlu olması durumu
kaya hanisi23:07:58
Lahos
yerinde kalmak23:07:52
başka yere gitmemek
tahsil görmek23:07:51
yüksek öğrenimde bulunmak
rahatına bakmak23:07:49
hiçbir şeye aldırış etmeyerek rahatını sağlamaya çalışmak
ağı23:07:44
Organizmaya girince kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, zehir
bedbin23:07:35
Kötümser, karamsar, pesimist
Kevser23:07:34
Cennette bulunduğuna inanılan kutsal su
soğukkanlılık23:07:32
Soğukkanlı olma durumu, serin kanlılık
emaylama23:07:30
Emaylamak işi
enikonu23:07:30
İyiden iyiye, iyice
batak çulluğu23:07:25
Çullukgillerden, bataklıklarda yaşayan, rengi kahverengiye çalan siyah, 30 cm uzunluğunda bir çulluk türü (Gallinago gallinago)
destur23:07:21
İzin, müsaade
gümüş23:07:15
Atom sayısı 47, atom ağırlığı 107.88, yoğunluğu 10.5 olan, 9600 C ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element. Kısaltması Ag
Kelam23:07:14
Söz
iyimserlik23:07:12
Genel olarak her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren bir tutum veya kişilik özelliği, nikbinlik, optimizm
gizemcilik23:07:10
Aklın yetmediği alanlarda ve özellikle Tanrı kavramında, gerçeğe gönül yoluyla veya bir irade zorlayışıyla ulaşılabileceğini kabul eden felsefe ve din öğretisi, mistisizm
sayısal23:07:08
Sayı ile ilgili, sayıya dayanan
şase23:07:07
İçine mendil, gecelik gibi şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak
atasözü23:07:07
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş söz, darbımesel: Ayağını yorganına göre uzat. Atsan atılmaz, satsan satılmaz vb
DOLAMBAÇLI23:07:01
Dolambacı olan
HILTAR23:06:58
Davar ve sığırların, boyunlarına takılan ip veya kayış
gök bilimsel23:06:57
Gök bilimle ilgili, astronomik
BOMBOŞ23:06:56
Büsbütün, tamamen boş
püskürteç23:06:48
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya yarayan alet, pülverizatör
YOLMA23:06:38
Yolmak işi
imitasyon23:06:37
Taklit, taklit etme
davet etmek23:06:35
çağırmak
özerklik23:06:30
Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme, hakkı muhtariyet, otonomi
Kararsız23:06:29
Kararı olmayan, karar vermekte güçlük çeken, bir kararda durmayan; duruksun, mütereddit
KONUŞMA23:06:28
Konuşmak işi
omlet23:06:26
Çırpılmış yumurta, peynir, kıyma, mantar vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek, kaygana
afgan23:06:23
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
penis23:06:20
Erkeklik organı
yürürlükten kaldırmak23:06:14
uygulanmaz duruma getirmek
biçim23:06:11
Dış görünüş, şekil
bildiri23:06:09
Resmî bir makam, kurum veya bir topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, tebligat
geçimini doğrultmak23:06:07
geçinmek için para kazanmak
alev23:06:00
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerde uzanan ışıklı dili, yalım, yalaz, alaz
Kürk23:05:58
Bazı hayvanların, giyecek yapmak için işlenmiş postu
keskinlik23:05:49
Keskin olma durumu
sipariş etmek23:05:48
bir şeyin yapılmasını veya bir şeyin gönderilmesini istemek, ısmarlamak
akbaş23:05:44
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı yabanî bir tür kuş, deniz kazı (Bemicla)
volan23:05:43
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
tırınk23:05:42
Sert bir yüzeye çarpan para vb.metal bir nesnenin çıkardığı ses
dalyan ağı23:05:41
Huni biçiminde oldukça dar gözlü balık ağı
ŞAFT23:05:40
Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil
kolokyum23:05:39
Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasî, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılan akademik toplantı, konuşu, bilimsel toplantı
tiroit23:05:33
Gırtlağın ön tarafında bulunan ve salgısını kana veren bir bez, kalkan bezi
tiroit23:05:33
Gırtlağın ön tarafında bulunan ve salgısını kana veren bir bez, kalkan bezi
cinsel taciz23:05:32
Ahlâksızca ve ulu orta veya gizlice söz ve davranışlarla karşı cinse eziyet etme, tedirginlik ve sıkıntı verme
haysiyetli23:05:31
Değeri, saygınlığı olan
nüfuzlu23:05:29
Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli
vasıl23:05:26
Ulaşan, varan
ekvator23:05:24
Yer yuvarının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü var sayılan en büyük çember, eşlek
teferruat23:05:22
Ayrıntılar
enformasyon23:05:20
Danışma, tanıtma
Gril23:05:13
Izgara
ticani23:05:12
Kuzey Afrika"da kurulmuş bir tarikat ve bu tarikattan olan kimse
ağrı kesici23:05:00
Acıyı, sızıyı dindirici (ilâç)
müdafaa etmek23:04:53
savunmak, korumak
masarika23:04:52
Bağırsakları tutan karın iç zarı
geri çekilmek23:04:49
bulunduğu yerden arkaya doğru gitmek; kaçmak
emlak23:04:47
Ev, arsa, bahçe gibi taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
işmar23:04:39
El, göz veya baş ile yapılan işaret
murakabe23:04:30
Denetleme, denetim
besi23:04:30
Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirmek işi
günebakan23:04:28
Ayçiçeği
bitkinlik23:04:26
Bitkin olma durumu
En23:04:19
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy karşıtı
kazıklanma23:04:14
Kazıklanmak işi
asma yaprağı23:04:12
Zeytinyağlı ve etli dolma yapmakta kullanılan körpe asma yaprağı
kaya23:04:07
Büyük ve sert taş kütlesi
diyalekt23:04:05
Lehçe
alkalik23:04:03
Alkali ile ilgili olan veya içinde alkali bulunan, kalevî, antiasit
hayat dolu23:04:00
Yaşama isteği çok olan, neşeli, canlı
lenfosit23:03:58
Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi
muvakkat23:03:58
Belirli bir zaman süren, sürekli olmayan, geçici, palyatif
tokuşma23:03:50
Tokuşmak işi
biat etmek23:03:48
birinin egemenliğini tanımak, kabul etmek
fidanlık23:03:46
Fidan yetiştirilen yer, dikmelik
her zaman23:03:39
Ara vermeden, sürekli, daima, sık sık
tekir23:03:35
Postu siyah çubuklarla ve beneklerle süslü, kül renginde veya boz olan (kedi)
kemancı23:03:34
Keman yapan veya çalan kimse
potansiyel23:03:29
Varlığı, gücü ortaya çıkmamış olan, gizil
ihtikâr23:03:27
Vurgunculuk, vurgun, spekülâsyon
nitelendirme23:03:26
Nitelendirmek işi, vasıflandırma
SİM23:03:26
Gümüş