yok

1 İsim

Bulunmayan, mevcut olmayan nesne, kimse vb., var karşıtı

Cümle 1: Burada kimse yok. Cümle 2: Ankara'da ölüm yoktur, biz Ankara'da ölümün de çaresini bulduk. - R. H. Karay Cümle 3: Üstünde bir av bıçağından başka silâhı yoktu. - N. Cumalı

Yasaklanmış olan şey, yasak

Cümle 1: İçki, sigara yok.

Olmayan, bulunmayan şey

Cümle 1: Sen yoktan anlamaz mısın? Cümle 2: Benim hâlâ bir şeyden haberim yok. - M. Ş. Esendal

Zarf

"Hayır" anlamında kullanılır

Cümle 1: -Geldiler mi? -Yok, daha gelmediler.

Zarf

Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilir

Cümle 1: Verdiler, ne âlâ; yok vermediler, döner gelirsin.

Bağlaç

Birinin söylediği sözlerden genelde kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılır

Cümle 1: Yok kâğıdı kalmamış, yok mürekkebi iyi değilmiş, hasılı bir alay bahaneler! Cümle 2: Yok ben seni adam ettim, yok haddini bil, yok üstümüze düşeni yapalım. - A. İlhan

Zarf

Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir

Cümle 1: Yok, doğrusu iyi adam, kim ne derse desin.