arka

1 İsim

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı

Cümle 1: Evin arkasında bahçe var.

Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi

Cümle 1: Evin arkası sıvasız. Cümle 2: Çocuğun arkası ağrıyormuş.

Geri kalan bölüm

Cümle 1: Masalın arkası. Yazının arkası.

Art, peş

Otururken sırtın dayandığı yer

Cümle 1: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. - T. Buğra

(insan için) Vücut, beden

Cümle 1: Arkasındaki giysiler çok eskiydi.

Arkada olan, arkada bulunan

Cümle 1: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. - R. H. Karay

Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston

Cümle 1: Memur olmak için büyük bir arka gerek. - H. R. Gürpınar

Geçmiş, geride kalmış zaman

Cümle 1: Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti. - Y. K. Beyatlı