bir araya gelmek

1.bir yerde toplanmak, buluşmak
Cümle 1: Hep böyle bir araya gelip gülüp eğlenebilseler! - N. Cumalı

Son Arananlar

bir araya gelmek11:31:03
bir yerde toplanmak, buluşmak
mühimmat11:31:03
Savaş gereçleri, cephane
nazar11:31:02
Bakış, bakma, göz atma
ULAŞTIRMA11:30:59
Ulaştırmak işi
kom11:30:58
Ağıl, davar ağılı
mazoşist11:30:56
Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken, eziyet çekerek cinsel zevk alan (sapık), özezer
Kadın hastalıkları11:30:55
Kadın cinsel organlarını ve bunlarla ilgili hastalıklarını inceleyen bilim dalı, jinekoloji
tosun11:30:54
Burulmuş erkek dana
sadakatsizlik11:30:53
Sadakatsiz olma durumu
gazino11:30:52
Yemek yenilen, gösteri izlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri
kök boyasıgiller11:30:51
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı, kök boyası, kınakına, yoğurt otu, altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya
yer yuvarlağı11:30:49
Üstünde yaşadığımız gök cismi
haricî11:30:47
Dışla ilgili, dıştan olan
SU YOSUNU11:30:45
Su yosunlarından, klorofilli bitki, alg
müze11:30:45
Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı
tombak11:30:43
Kuyumculukta kullanılan, % 80 bakır, % 20 çinkodan oluşan sarı renkli alaşım
El gün11:30:42
Başkaları, yabancılar
Yiyicilik11:30:41
Yiyici olma durumu, irtikâp
yöntem bilimi11:30:40
Özellikle felsefe ve bilim alanında yöntem araştırmak ve yeni yöntemler yaratmak için ilkeler geliştiren bilim, metodoloji
tımarlama11:30:39
Tımarlamak işi veya durumu
dahiliyeci11:30:37
İç hastalıkları uzmanı
eprime11:30:37
Eprimek işi
NİYOBYUM11:30:36
Atom sayısı 41, atom ağırlığı 92,91, yoğunluğu 8,57 olan, oksijen, kükürt ve klor gibi maddelerle birleşikler veren bir element, kolombiyum. Kısaltması Nb
beğenme11:30:36
Beğenmek işi
Kıraç11:30:34
Verimsiz veya sulanmayan, bitek olmayan toprak
muşamba11:30:33
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
olgunlaşmak11:30:28
(insanlar için) Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak
tahin rengi11:30:27
Kirli, koyu sarı renk, tahinî
selâset11:30:26
Akıcılık
tahmin11:30:26
Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama
Namuslu11:30:25
Ahlâk kurallarına uygun olarak davranan
Erim11:30:24
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
inikat11:30:21
Toplanma, birleşim
imame11:30:18
Tespihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça
ATALET11:30:17
Tembellik
karaca11:30:16
Rengi karaya yakın olan, esmer
merhaba11:30:15
Yayılın, rahat oturun!" "Günaydın" veya "hoş geldiniz" anlamında bir esenleşme veya selâmlaşma sözü
aşılama11:30:14
Aşılamak işi
Agel11:30:13
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ
takdim edilmek (veya olunmak)11:30:11
sunulmak
Genç irisi11:30:11
Yaşına göre çok serpilip büyümüş
tepetakla11:30:09
Başı aşağı gelecek biçimde, tepesi üstü
Şarap11:30:08
Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki
karaşın11:30:07
Esmer, sarışın karşımı
bilgisizlik11:30:04
Bilgisiz olma veya bilgi yokluğu durumu, cehalet
yineletme11:30:04
Yineletmek işi
gelgeç11:30:01
Yerli, temelli olmayan, geçici
aldırış11:30:00
Aldırmak işi veya biçimi
kumla11:30:00
Kumluk yer, geniş kumsal, plâj
akan yıldız11:29:57
Güneş sistemine bağlı, kesin yörüngesi bulunmayan ve bu sebeple atmosferin üst katmanlarına girince ateş külçesi durumuna dönüşen küçük gök cismi, ağma, şahap, meteor
ağızotu11:29:55
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde
hazırlık11:29:54
Hazırlanmak için gereken şeyler veya durumlar
bitap11:29:53
Bitkin, yorgun
PUSARIK11:29:50
Puslu, puslanmış, sisli
Salık11:29:49
Olmuş veya olacak bir olay, bir olgu ile ilgili verilen bilgi, haber
yaraya tuz biber ekmek11:29:47
bir derdin acısını çoğaltmak
saray11:29:47
Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı
rabıt11:29:43
Bağ, bağlama
eşraf11:29:42
Bir yerin zenginleri, sözü geçenler, ileri gelenler
geçmiş zaman11:29:41
Fiilin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunduğu zamandan önceye ait olması. Türkçede bu zaman belirli geçmiş ve belirsiz geçmiş olarak iki türlüdür: Ali geldi, Ahmet bu havada İstanbul "a gidip gelmiş gibi
mola vermek11:29:41
uzun süren yolculuğa, yürüyüşe veya çalışmaya, dinlenmek amacıyla bir süre ara vermek, oturup dinlenmek
HUYSUZ11:29:40
Huyu iyi olmayan, geçimsiz, şirret
tasfiyehane11:29:38
Arıtım evi, rafineri
Dil11:29:37
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ; tat alma organı
U dönüşü11:29:36
Yüz seksen derecelik bir dönüş yapma
grafit11:29:35
Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billûrlaşabilen bir çeşit doğal karbon
devam11:29:32
Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
hep birden11:29:31
Toplu olarak
belirteç11:29:30
Zarf
PATIRTI11:29:29
Herhangi bir biçimde çıkarılan veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü
zıpır11:29:27
Delişmen
Gam11:29:25
Tasa, kaygı, üzüntü
benzeşmezlik11:29:25
Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması, disimilâsyon: Kınnap > kırnap, attar > aktar, kehribar > kehlibar gibi
Pa11:29:23
Protaktinyum"un kısaltması
Dalgın11:29:21
Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşüncelere dalmış olan veya dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan, gafil
BAYRAK11:29:20
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dik dörtgen biçiminde kumaş
ermeni gelini gibi kırıtmak11:29:20
ağır veya yavaş hareket edenlere alay yollu söylenir
SAKIZ RAKISI11:29:19
İçinde sakız bulunan rakı, mastika
yaraşıklı11:29:18
Yaraşan, uygun, yakışır
Kapalı11:29:15
Kapanmış olan, açılmamış, mestur
urban11:29:14
Çöl Arapları
deste11:29:13
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
nazire yapmak11:29:13
bir söze, bir davranışa benzeriyle karşılık vermek
zoraki11:29:08
İstemeye istemeye, istemeyerek (yapılan); zorla
köşk11:29:07
Bahçe içinde yapılmış süslü ev, kasır
radde11:29:06
Derece, kerte
kiralama11:29:05
Kiralamak işi
adapte etmek11:29:02
uyarlamak
tanıtım11:29:02
Tanıtma
yetkinlik11:29:00
Yetkin olma durumu, olgunluk, kemal, mükemmeliyet
Soluk borusu11:28:59
Gırtlakla bronşlar arasında bulunan, yaklaşık 12 cm uzunluğunda, havanın akciğerlere girip çıkmasını sağlayan boru
lobicilik11:28:58
Dalancılık
yaftalama11:28:54
Yaftalamak işi veya durumu
yirmi11:28:54
On dokuzdan sonra gelen sayının adı ve bu sayıyı gösteren işaret, 20, XX
kadeh11:28:52
İçki içmeye yarar küçük bardak
sarmak11:28:52
Çevrelemek, dolayında yer almak, kuşatmak, çevirmek, ihata etmek
Kelam11:28:50
Söz
frank11:28:48
Fransız para birimi
Ütopik11:28:47
Ütopyaya dayanan, ütopya ile ilgili
dogmacılık11:28:45
Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği var sayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm
Kargıma11:28:44
Kargımak işi, lânet
içrek11:28:42
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), batınî, dışrak karşıtı
kargaşacı11:28:40
Kargaşa çıkaran (kimse)
isilik11:28:38
Terlemekten veya sıcaktan vücutta meydana gelen küçük pembe kabartılar, ısırgın
FİYAKA11:28:37
Gösteriş, çalım, afi, caka
dehşetli11:28:35
Korku veya ürküntü veren
donama11:28:34
Süsleme, tezyin
saten11:28:34
Atlas
ırgat11:28:33
Tarım işçisi, rençber
fotoroman11:28:32
Bir metinle bir dizi fotoğraftan oluşan hikâye veya roman
Gözü açık11:28:30
Uyanık, becerikli
Karşılama11:28:29
Karşılamak işi, istikbal
mezbelelik11:28:27
Çöplük, mezbele
Tanrıtanımaz11:28:26
Tanrının varlığını inkâr eden, ateist
hun11:28:25
Kan
noksan11:28:25
Eksik, eksiklik, kusur
doğaçlama11:28:24
Doğaçlamak işi
ya Allah11:28:23
bir işe başlarken güç kazanmak için söylenen bir söz
Bölge11:28:22
Sınırları idarî veya ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
Civar11:28:19
Yöre, yakın yer, dolay
tahvil11:28:18
Değiştirme, çevirme, döndürme, dönüştürme
satıcı11:28:17
Alıcıya bir şey satan kimse
metfun11:28:16
Gömülmüş olan, gömülü
uğursuz11:28:15
Kendinde uğursuzluk bulunan, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meş"um
Altın11:28:14
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 10640 C de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, kısaltması Au
istizah etmek11:28:13
sorulan soruya açıklayıcı bilgi istemek, bir sorunun açıklanmasını istemek
ağız birliği etmek11:28:12
bir konuda anlaşarak aynı şekilde konuşmak, söz birliği etmek
beşli11:28:11
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan
mersin balıkları11:28:08
Mersin balığıgiller familyasını içine alan balıklar takımı
vazife görmek11:28:07
bir görevi yerine getirmek, sürdürmek