esmek

1 nsz

(hava için) Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak

Cümle 1: İki üç günden beri sert bir kış rüzgârı esiyor. - A. Haşim

-e

Yapılması önce düşünülmüş olmayan veya beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek

Cümle 1: Bu yolculuk size nereden esti?

2 -i

Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak

Cümle 1: Bu adamda toprağı değnekle eşmek ve böyle, yer yurt tarif etmek merakı vardı. - R. H. Karay Cümle 2: Bereket versin ateş koydu demin komşu kadın. / Üşüyorsan eşiver mangalı, eş, eş de ısın. - M. Â. Ersoy

Araştırmak, incelemek

3 nsz

(at için) Hızlı gitmek