fazla

1 Zarf

Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı (olan), ziyade

Cümle 1: O sene kış ne kadar fazla olmuşsa, balık da o nispette az çıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık Cümle 2: Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. - R. N. Güntekin

Daha çok, aşkın

Cümle 1: Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. - B. Felek

Artmış olan

Cümle 1: Fazla ekmeğiniz var mı?

Zarf

Gereksiz, yersiz

Cümle 1: Fazla konuşma yeter.