idare etmek

1

yönetmek, çekip çevirmek

Cümle 1: Aramızdan biri, meselâ ev sahibi Kâzım Bey müzakereyi idare etsin. - R. N. Güntekin

tutumlu kullanmak

Cümle 1: Paranızı idare edersiniz, kimseye muhtaç olmazsınız. Cümle 2: Lâkin siz, yine sabaha kadar kalacakmışız gibi idare edin mumu. - R. N. Güntekin

yetmek, yetişmek

Cümle 1: Evler ve dükkânların Ahmet'i idare edeceği belli idi. - Sait Faik Abasıyanık

(alış verişte) elvermek, yeterli olmak, kurtarmak

Cümle 1: Bu kumaşı o fiyata veremem; idare etmez.

göz yummak, hoş görmek

örtbas etmek