ince

1 Sıfat

Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve uzun olan, kalınlığı az olan, kalın karşıtı

Cümle 1: İnce minare. İnce değnek. İnce kitap. Cümle 2: Sarışın, kuru, ince bir kadındı. - Y. K. Beyatlı

Sıfat

Taneleri ufak, iri karşıtı

Cümle 1: İnce un. İnce kum.

Sıfat

Küçük ayıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı

Cümle 1: İnce nakış.

(sıvılar için) Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan

Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı

Cümle 1: Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor.

Sıfat

(ses için) Tiz, pes karşıtı

Cümle 1: İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. - R. N. Güntekin

Sıfat

Hafif, gücü az

Cümle 1: Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. - Sait Faik Abasıyanık

Sıfat

İyiden iyiye, eni konu ayrıntılı

Cümle 1: Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. - R. N. Güntekin