kanmak

1 -e

Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak

(tatlı sözlere) Aldanmak

(soyut veya somut olarak) Bir ihtiyacını, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak

Cümle 1: Siz bile bu şekil, renk, koku zenginliğine kanmış ve yorulmuş ruhunuzla... - R. N. Güntekin

Yetinmek, iktifa etmek

Cümle 1: Odalarının keçeleri üstüne serilmiş seccadelerde bazen namaz kılmakla kanmayarak, çoraplarını çıkarır. - A. H. Tanpınar