rahat

1 İsim

İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur

Cümle 1: Eniştem de üşengen bir adamdır, rahatı kaçar diye üstüne düşmedi. - M. Ş. Esendal

Sıfat

Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan

Cümle 1: Şimdi rahat mısın? Hiç rahat değilim. Cümle 2: Ben o kadar rahatım, öyle okşayıcı, huzur ve mutluluk verici tatlı rüzgâr karşısındayım ki... - R. H. Karay

Sıfat

Sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen

Cümle 1: Ben sana güzel ve rahat bir oda hazırlattım. - P. Safa Cümle 2: Yolda bir gecemiz, eski Sırbistan topraklarına düşen bir kaplıcanın rahat otelinde geçti. - F. R. Atay

Sıfat

Aldırmaz, gamsız

Cümle 1: Rahat adam.

Zarf

Kolay bir biçimde, kolaylıkla

Cümle 1: İstersen beraber gidelim. Haydi al torbanı. Bir saatte rahat varırız. - M. Ş. Esendal

Ünlem

"Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut