uzaklaştırmak

1 -den

Uzağa götürmek

Cümle 1: Çocuğu ateşten uzaklaştırın. Cümle 2: Seni filân yere elçi göndermeğe, hatta seni bir müddet buradan uzaklaştırmağa karar verdik. - Y. K. Karaosmanoğlu

Çıkarmak, ayırmak

Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak

Cümle 1: Sen onu bozmak, işten uzaklaştırmak, züppeleştirmek için bilmezlikle elinden geleni yaptın. - M. Ş. Esendal