yığılmak

1 nsz

Yığmak işine konu olmak veya yığmak işi yapılmak

Çok sayıda birikmek toplanmak

Cümle 1: Bütün köşk kapının önüne yığıldı. - A.Gündüz

Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek

Cümle 1: Boğazını yırtan hıçkırıklarla paşanın ayaklarına yığıldı. - H. E. Adıvar Cümle 2: Oracıkta kelimesiz bir anlaşmayla, ana oğul, birbirimizin kolları arasına yığıldık. - Y. Z. Ortaç